Hamas İsrail’le masaya oturursa ne olacak?

Hamas’ın İsrail’le anlaşmasına dair fısıltılar birkaç gün önce medyada dolaşmaya başladı. Ondan öncesinde Benyamin Netanyahu’nun Kolombiya ziyaretini iptal ettiğini duyduk. Ofisi net bir açıklama bile yapmadı.

Netanyahu’ya uzak bir yurtdışı gezisini iptal ettiren anlaşma tabii basit bir ateşkesin çok ötesinde olmalıydı. Öyle de olduğu ortaya çıktı. Anne Gearan tam bir ay önce Washington Post için hazırladığı dosyada, barış planını açıklayamayan Trump yönetiminin neler planladığını ele almış. “Yüzyılın Anlaşması” konusunda Arap dünyasında istediği zemini bulamayan ABD gözünü en yakıcı meseleye, Gazze’ye çevirmiş durumda. Gazze’ye para akıtarak “Hamas meselesini” çözebileceğini düşünüyormuş gibi bir görüntü veriyor. Anlaşma sağlanırsa Gazze’de artacak refahın Hamas’a olan desteği düşüreceği beklentisi ya da Hamas’ı Mısır’ın tahakkümüne sokacağı beklentisi gerçekleşecek mi ilerleyen günlerde göreceğiz. Ancak Trump’ın barış planı Gazze’den uygulanmaya başlanıyor. Hem de tam olarak açıklanmadan önce. ABD Gazze’ye aynı zamanda bir laboratuvar olarak bakıyor olabilir mi?

5af9482cdda4c8c9228b45d1

Ortadoğu planı çıkmaza giren Trump yönetimi gözünü Hamas kontrolündeki Gazze Şeridi’ne çevirdi

Anne Gearan- 7 Temmuz 2018

Başkan Trump’ın vaat ettiği Ortadoğu barış planının çıkmaza girmesiyle yönetimdeki yetkililer fakirleşen Gazze Şeridi’ndeki şartları iyileştirmeye odaklanıyorlar. Bu yolla Filistinli liderlere masaya oturmaları için baskı yapabileceklerini düşünüyorlar.

Daha kapsamlı barış planına, herhangi bir anlaşmayı tartışmaya hazır bir haldeyken Trump’ın Kudüs kararına kızan Filistin Yönetimi tarafından taş konulmuş durumda. Jared Kushner ve bir grup ABD’li yetkili geçen ay oldukça önemli olduğu anlaşılan bir ziyaretten döndüler. Mevcut kördüğümü çözemeden. Bu durum ABD’li yetkilileri daimi olarak sıkıntıların yaşandığı, Filistin Yönetimi’nin rakibi Hamas tarafından yönetilen Gazze’deki insani krizi hafifletme amacıyla kalkınma yardımı yapma düşüncesine yöneltti. Böylelikle ABD Filistinlilere sorumlu bir aktör olduğunu gösterebilirse, Filistin Yönetimi Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın barış masasına oturması için yapılan davetleri sürekli reddetmesinin önüne geçebilirdi.

Trump yönetiminin önde gelen yetkililerinden biri “Şu anda net bir şekilde Gazze’ye odaklanmış durumdayız. Oradaki durum ortada. Yardım etmeye çabalıyoruz” dedi ve ekledi: “Ancak barış planını gündeme getirmeden önce Gazze’deki durumu halledeceğimizi de düşünmüyoruz.” Seçeneklerden biri kısa vadede Gazze’deki elektrik ve su olanaklarını BM Ortadoğu Temsilcisi Nikolay Mladenov’la koordineli bir biçimde Körfez ülkeleri ve potansiyel bağışçıların katkılarıyla geliştirecek projeler olabilir.

İsrailli yetkililer Hamas ve hiçbir şey yapmadan bekleyen Batı Şeria’daki Filistin Yönetimi üzerinde baskı kurmak adına “Önce Gazze” yaklaşımını hoşnutlukla karşılayacaklarını söyledi.  İsrail, Mısır ve Filistin Yönetimi Hamas yönetimindeki Gazze’ye bir ambargo uyguluyor. İsrailli söz sahibi bir yetkili şöyle konuştu: “İlk etapta Gazze’deki halka destek sağlanıyor. Filistinlilerin (daha geniş barış planını) düşünmeye niyetlerinin olmadığı biliniyor. Bu sebeple de Gazze’deki insani duruma daha fazla ilgi göstererek işe başlanıyor.”

Amerikan, İsrailli ve Arap yetkililer ABD’nin diplomatik girişimini tartışırlarken isimlerini gizli tutmayı uygun buluyorlar. Çünkü ABD Başkanı’nın damadı ve danışmanı Kushner’in yönettiği plan hala gün yüzüne çıkmış değil.

Gazze’deki işsizlik oranı %40’ın üstünde ve burada yaşayanlar günlük sadece 4 saat elektrik kullanabiliyor. Birleşmiş Milletler’e göre durum vahim ve gün geçtikçe daha da kötüleşiyor. Tahminlere göre eğer müdahale edilmezse İsrail ve Mısır’a sınırı olan bölge 2020 itibariyle “yaşanamaz” olacak. Nisan ve Mayıs aylarında Gazze-İsrail sınırındaki protestolar pek çok Filistinli’nin ölümüyle sonuçlanırken Trump yönetimi İsrailli askerlerin sınırdaki tel örgülere yaklaşan sivilleri orantısız güç kullanarak vurduğuna dair eleştirilere dair İsrail’in arkasında durdu.

ABD terörist bir örgüt olarak nitelendirdiği Hamas’ı suçlayarak Filistin Yönetimi Lideri Abbas’la güç mücadelesinde Gazzelileri piyon olarak kullanmakla suçladı. Abbas’ın müttefikleri ABD’yi Gazze Krizi’ni kullanarak Abbas’ı daha da zayıflatılmış bir pozisyondayken pazarlık yapmaya zorlamakla suçluyor. Abbas geçen ay ABD’nin Gazze için düzenlediği ekonomik bir paketi, Trump yönetiminin Filistinlileri böleceği ve siyasi mücadeleyi basit bir insani yardım meselesine dönüştüreceği için reddediyor. Sözcüsünün yaptığı bir açıklamayla bölge ülkelerini, Gazze’yi Batı Şeria’dan daha ayıracak ve Kudüs’ün statüsüyle ilgili tavizler içerecek böyle bir planı desteklememeleri için uyardı.

Gazze odaklı bir yaklaşım, sınırdaki kanlı çatışma görüntüleri yerini bir ateşkese bırakırsa kısa vadede İsrail’in siyasi yararına olabilir. İsrailli üst düzey bir yetkili “onları desteklemek istiyoruz” dedi ve herhangi bir görüşmenin en başında İsrail’in talep edeceği bir ateşkesi ve mahkum değişimini Hamas’ın kabul edip etmeyeceğinin net olmadığını söyledi.

Başarısızlığa uğrayan diğer barış görüşmelerinde yer alan başka diplomatlar da geçen yıl 2 milyon insanın yaşadığı Gazze’de okul ve diğer alanlarda hizmet veren bir BM kuruluşuna yardımını kesen ABD yönetiminin ne tür bir çabayla yaşamı Gazze’deki iyileştireceğini merak ediyor. Trump yönetimi Filistin’in Trump’ın Kudüs kararına ve diğer ABD politikalarına tepki vermesi üzerine 1 Ocak’ta ABD’nin BM’ye Gazze’de kullanılmak üzere vereceği yardımın kabaca yarısını kesmişti. Yönetim gözünü Gazze’ye dikerken, Ortadoğu barış sürecinin tecrübeli isimleri Trump’ın “nihai anlaşma” olarak adlandırdığı bir barış anlaşmasını bağlayıp bağlayamayacağı konusuna biraz şüpheyle yaklaşıyor. Başkan Barak Obama’nın Ortadoğu danışmanlığını yapan eski diplomat Philip Gordon’a göre Trump bu zor ihtimali Aralık ayında Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyıp Filistinlilerle barış ihtimalini tamamen zedeleyerek imkansız hale getirdi. Gordon İsraillilerin ve Filistinlilerin durumuna bakarak “başarılı olma ihtimali sıfır bir planı ileri sürmek için doğru bir zamanlama olamaz. İki tarafın liderlerine baktığım zaman meseleyi böyle görüyorum” dedi.

Kushner’in başını çektiği ABD heyetinin geçen ay Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan, Katar ve İsrail’i ziyaretinin planın açıklanmasını hızlandırmaktan çok geciktirdiği anlaşıldı. Aralarındaki ABD’nin yakın müttefikleri de dahil olmak üzere Arap devletleri Trump’ın Kudüs kararını, Müslüman, Hıristiyan ve Yahudiler için kutsal olan bir şehre dair peşinen hüküm verdiği gerekçesiyle reddetti. Trump’ın başkan adayıyken sözünü verdiği hamle, Arap liderleri Trump’ın seçim sürecinde sözünü verdiği barış arayışına yardımcı olmak konusunda çaresiz bıraktı.

Kushner’in Haziran’daki ziyaretinden sonra üç kıdemli Arap diplomat kendileriyle yapılan röportajlarda kendi ülkelerinin uzun süredir var olan 1967’deki Arap-Filistin toprakları üzerinde kurulacak bir Filistin devletine dair taleplerden ve Doğu Kudüs’ün bu devletin başkenti olması fikrinden vazgeçmediklerini söylediler. Filistinliler aynı zamanda İsrail kurulduğunda şu anda İsrail topraklarında yer alan evlerinden ayrılan Araplar için de bir telafi arayışında.

Trump yönetiminden üst düzey bir isim “her ne kadar bütün Arap liderler Filistin davasına, taleplerine ve ihtiyaçlarına destek verseler de halen bir barış anlaşmasına ulaşıp ulaşamayacağımızı görmemiz için bize yardım etmeye kararlı” dedi. ABD’li yetkili, Gazze’nin odağa alınmasının dik kafalı Filistin Yönetimi’nin saf dışı bırakılarak ABD’nin güdümünde Gazze’de bir Filistin devleti kurulmasına yönelik ilk adımlar olduğu iddiasını reddetti. “Bu komik. Yapmaya çalıştığımız şey bu değil. Barış anlaşmasıyla gelecek bir çözümün Filistin liderliğinde Gazze ve Batı Şeria’nın birleşmesiyle olacağını düşünüyoruz” diye sözlerine ekledi.

Arapça yayınlanan al-Quds gazetesine geçen ay verdiği sıradışı bir röportajda Jared Kushner yatırım ve sükunetin Gazze’yi dönüştüreceğine inandığını söyledi: “Bence Gazzeliler için tek çıkar yol liderlerini gerçek bir ateşkese ikna ederek İsrail’in ve Mısır’ın Gazze’ye mal akışına izin verebilecek kadar güvenini kazanmak. Farklı bir yol seçileceğine inanırlarsa pek çok ülke Gazze’ye yatırım yapmak isteyecektir.” Röportaj, Filistin Yönetimi ve Hamas üzerinde baskı kurmak ümidiyle Batı Şeria’da ve Gazze’deki Filistinlilerle doğrudan iletişim kurma peşindeki ABD’nin kullandığı yollardan biriydi.

Kushner’in ekibi Gazze’deki Hamas hükümetiyle ilgilenemese de birinci elden fon sağlayacak, enerji, su ve sağlık alanlarında kalkınma projeleri üzerinden mekik diplomasisi yürütebilecek uluslararası ortaklarla işleri yürütebilir. Bütün bu altyapı vaatleri ve taahhütlerin Hamas’ı güçlendirme riski de var.

Önceki Demokrat ve Cumhuriyetçi başkanların barış girişimleri İsrail’in iki yanında yer alan Gazze ve Batı Şeria’da kurulacak egemen bir Filistin Devleti’ne odaklanıyordu. Her ne kadar İsrail 2005’te Gazze’den çekilmiş olsa da Batı Şeria halen İsrail işgali altında. Yaz başında ortaya çıkan sınır krizi sakinleşse de Gazzeliler halen sınırdaki dikenli tellerin gerisinden İsrail’deki tarlalarda yangın çıkarmak amacıyla İsraillilerin “terör uçurtmaları” dedi yanan uçurtmalar gönderiyor. Arap hükümetleri krizin kolayca kontrolden çıkarak İsrail ve Hamas arasında, Hamas’ın iktidara geldiği on yıldan daha uzun bir zaman dilimindeki dördüncü büyük askeri krize yol açabileceğinden endişeleniyor.

Kushner geçen ay barış planının yakında açıklanacağını ve müzakereler için bir zemin oluşturacağını söyledi. Doğrudan Filistinlilere seslenerek ABD’nin dürüst bir aracı olamayacağını söyleyen liderlerine rağmen İsrail’le bir anlaşmanın getirilerini gözden geçirmelerini söyledi. Trump yönetiminden üstdüzey bir yetkili “Son tarih filan yok. İki buçuk yıl daha mı burada olmamız lazım? Ya da altıı buçuk yıl mı? Bizim tarafımızda zaman sıkıntısı yok, sabırla oturup bekleyebiliriz. Ancak plan hiçbir şekilde değişmeyecek.”

Kudüs’ten Loveday Morris bu yazıya katkı sağladı.

Yazının İngilizce aslına şu linkten ulaşabilirsiniz:

https://www.washingtonpost.com/politics/trump-administration-focuses-on-hamas-controlled-gaza-strip-with-peace-plan-stalled/2018/07/06/3412e926-7a13-11e8-aeee-4d04c8ac6158_story.html?utm_term=.d90e6827a87d

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s