Mossad Suikastları ve Güçlü İsrail İmajı

 

Mossad’ın yaptığı operasyonlarına neden basında bu kadar yer veriliyor sorusuna iki temel unsur üzerinden yanıt verilebilir. Bunlardan birisi dikkatsizlik kaynaklı operasyonel hatalar. 2010 yılında Dubai’de Hamas Komutanı Mahmud el-Mebhuh’un suikaste uğramasında olduğu gibi. İkinci unsur ise daha önemli ve çetrefilli. Daha çok İsrail’in mevcut ve potansiyel düşmanlarına yönelik yürüttüğü kamu diplomasisiyle alakalı.

İsrail İstihbarat Servisi Mossad üzerine çok sayıda kitap bulmak mümkün. Bu kitaplardan bazıları servisin eski şefleri tarafından yazılmış ve Mossad’la ilgili bir sürü sırrı ifşa eden (!) yayınlar. Bu kitapların nerdeyse hepsi popüler kültür tüketicisi okuyucuya yönelik yani kolay okunabilir bir tarzda kaleme alınmış ve İsrail’in ne kadar “eli her yere uzanabilen, her yerde operasyon çekebilen bir ülke” olduğunu satır aralarında işleyen metinler. Komplo teorilerine de yer yer alan açacak şekilde okuyucularının zihninde tehlikeli ve gizemli bir İsrail imajı kurguluyor. Yani aslında bu tarz metinler propaganda amacıyla kullanılıyor.

Son dönemlerde artan bir eğilimde de İsrail’in yakın zamanda çevresindeki ülkelere ya da Hamas’a karşı yaptığı gizli operasyonların basına sızdırılması. Kendisine atfedilebilen noktasal saldırılara ve suikastlara “neither admit nor deny” yani “ne kabul et ne de reddet” yaklaşımı sergileyen İsrail bir yandan bu tarz operasyonların detaylarını basına sızdırarak “ne kadar eli kolu uzun ve her yere sızabilen bir ülke olduğu” imajını yaymaya çalışıyor. Bu durumun en son büyük örneği Mart 2018’de İsrail’in 2007’de Suriye’nin Deyrizor şehri yakınlarındaki nükleer reaktör inşaatına yaptığı saldırının istihbarat ve operasyon sürecine dair detayların basınla paylaşılması oldu. İsrail’den ve başka yerlerden çeşitli gazeteler konuyu büyük manşetlerle gündeme taşıdı.

Al-Monitor’un web sayfasında yayınlanan ve aşağıda çevirisine yer verdiğimiz yazının yazarı Ben Kaspit İsrail devletine yakın analistlerden. Satır araları okunduğunda yazısı İsrail’i tehdit edebilecek ülkelerin silah geliştirmesi halinde İsrail’in ne tarz tehditlerle gelebileceğine yer veriyor ve bu ülkeler alttan alta tehdit ediliyor. Kaspit bir yandan “silah geliştiren bu andan itibaren sonuçlarına katlanır” derken diğer yandan geçmişte Mossad’ın yaptığı operasyonlara dair istihbari detaylar veriyor. Belki de “big brother’ın” Ortadoğu’daki büyük kardeşi “hepinizi gözetliyor” demek istiyordur, kimbilir…

Elbette bu mesele, son dönemde Ortadoğu genelinde savunma ve silah endüstrisine bu derece büyük bir ivme kazandıran tek ülke olması sebebiyle Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Diğer yandan İsrail’in tehdit olarak gördüğü ve Türkiye’ye teslimine karşı çıktığı F-35 gibi sistemlerin üretim sürecinde yer alıyor. Bir dönem savunma projelerinde yer mühendislerinin şüpheli intiharları gibi vakalarla sık sık karşılaşan ve son dönemde de nükleer teknolojiyi daha sık dillendirmeye başlayan bir ülkenin güvenliği açısından bu meseleye daha fazla kafa yorması gerekebilir.

 

mossad1.jpg

 

İsrail İstihbarat Servisi Mossad gizli suikastlerinin kapsamını genişletiyor mu?

Ben Kaspit-6 Ağustos 2018
Olay Suriye’nin şehirlerinden birinde, Hama’da olup bitti. Aziz Asber 4 Ağustos gecesi arabasına bindiğinde bunun son binişi olacağına dair en ufak bir fikri yoktu. Oturduğu koltuğun başlığı kulakları sağır eden bir gürültüyle patladı. Asber ve şoförü o anda hayatını kaybetti. Olaylar netleştiğinde Asber’in Suriye Bilimsel Araştırma Merkezi 4. Departmanı’nın direktörü olduğu duyuldu.  Enstitü, Beşar Esad rejimine konvansiyonel olmayan silahlar geliştirmekten sorumluydu. Hama bölgesindeki Masyaf şehrinde yer alan laboratuvarları geçtiğimiz iki yılda defalarca bombalandı ve ciddi anlamda zarar görmesine rağmen ayakta kaldı. Bombalamalar İsrail’e atfedilirken İsrail’in Suriye-İran-Hizbullah’ın ortaklaşa yürüttüğü “İsabet Projesi’ni” yok etme kararından bahsediliyordu. Bu projenin amacı Suriye ve Hizbullah füzelerine bir kit yerleştirerek isabet etme kabiliyetlerini geliştirmek ve böylelikle İsrail’in askeri üstünlüğüne stratejik bir tehdit meydana getirmekti.

Şimdilerde İsrail meseleleri daha da ileriye taşımaya karar vermiş gibi görünüyor. Suriye rejimiyle ilişkili kaynaklar Asber’in suikastından Mossad’ı sorumlu tutuyor.  İsrail sessizliğini korurken Ortadoğu’da mevzuyu anlamayan birinin varlığını bulmak zor gibi.  Şimdiden sonra sadece silah bulunan yerler değil buralarda çalışan bilim adamları da tehlikede. Batıdaki çeşitli yayınlara göre Mossad’ın mevcut siyaseti İsrail’e herhangi bir şekilde tehdit oluşturacak konvansiyonel ya da konvansiyonel olmayan herhangi bir silah üretimine girişen kim olursa onu devre dışı bırakmak.  Şimdiden itibaren kim böyle bir şeye kalkışırsa kendi başına sorumluluğunu üstlenmiş demektir.

Asber düşük bir profil izleyen ve işlerini gizlice yürüten bir bilim adamıydı. Öldürülmesi geçtiğimiz dönemde 2008’in Şubat ayında Şam’da Hizbullah Komutanı İmad Muğniye ve aynı yıl Tartus’taki yazlığında Suriyeli General Muhammed Süleyman’ın suikasta kurban gitmesini akla getiriyor. İsrail bu saldırılarla ilgili bir şey demezken Batı’da yazılıp çizilenler sorumluluğu İsrail’e, bilhassa yakın zamanda ölen Mossad Şefi Meir Dagan’a yüklüyor.

Bugüne dek Muğniye’nin öldürülmesi Mossad’ın en cesur ve en çok ses getiren saldırılarından biri olarak hatırlandı. Hizbullah komutanı bütün hayatını kalın bir gizlilik perdesinin ardında yaşadı.  Neredeyse hiçbir fotoğrafı yoktu, kimse belli bir zamanda nerede olduğunu bilmezdi. Muğniye her gece farklı bir yatakta uyurdu.  Hiçbir yerde iki günden fazla kalmazdı ve İsrail ve ABD’nin ortak olarak hedefine olduğunun tamamen farkındaydı. Bir gece vakti Şam’ın şehir merkezinde nerede olabileceğini bilip aracına patlayıcı yerleştirebilecek birilerinin olduğu gerçeği Beyrut’un Dahiye semtindeki Hizbullah karargahını şok içinde bıraktı. Belirtmek gerekir belki; Muğniye arabasındaki koltuk başlığının patlaması sonucu öldü.

Süleyman’ın suikastının hikayesi daha da ilgi çekici. Suriye’nin Deyrizor’daki nükleer reaktörünün 2007 yılında yok edilmesinden bir yıl sonra öldürüldü. Edward Snowden’ın meseleyi ifşa etmesinden sonra ABD’nin yaptığı soruşturma sonucunda saldırıyı İsrail deniz komandolarının yaptığı söylendi.   Süleyman, Esad’a en yakın adamdı. Suriye’nin nükleer projesiyle ilgili Esad’ın sır küpüydü.  Gerçekten İsrail tarafından öldürüldüyse anlaşılan o ki İsrail sadece nükleer tesisleri yok etmekle yetinmeyip bu tesisleri kuran ve hayata geçiren kim varsa da onlardan da hesap soruyor demektir.

Bir anlamda Asber’in yeni Süleyman olduğu söylenebilir. O da Suriye’nin stratejik bir silah projesiyle ilgili mutlak gizlilik içinde çalıştı ve “İsabet Projesi’yle” ilgili olarak İran Devrim Muhafızları ve Hizbullah’la iletişimi yürütmekten sorumluydu. Yine o da kimsenin sorumluluğunu üstlenmediği oldukça gizli ve profesyonel bir operasyonla öldürüldü.

Yossi Kohen Mossad şefi olalı 2.5 yıl geçti. Bugünden geriye doğru bakıldığında Başbakan Netanyahu’nun Kohen’i ataması efsanevi istihbarat örgütüne bir gençlik aşısı olarak görülmüştü. Kohen’den önce Mossad’ın gevşemiş bir örgüt olduğu da söylenemezdi. Öte yandan yabancı yayınlar Mossad’ın cesaretine ve Netanyahu’nun da örgütün doğrudan yöneticisi olduğuna dair gittikçe yükselen bir algı içerisindeler.

Yaklaşık iki yıl önce Hamas drone mühendisi Muhammed Zuari Tunus’ta kimliği bilinmeyen ve (Bosna’ya ait pasaportlar dışında) arkalarında iz bırakmayan iki saldırgan tarafından öldürüldü. Sonrasında, bu yılın Nisan ayında, roket ve füzelerin güçlendirilmesine yönelik İsabet Projesi üzerinde çalışan Filistinli mühendis Fadi Muhammed el-Batsh motosikletli iki saldırgan tarafından Malezya’da öldürüldü. Ortadan kaybolmadan önce bütün bir şarjörü üzerine boşalttılar. Bu yılın ilk aylarında Hamaslı aktivist Muhammed Hamdan Lübnan Sur’un dış mahallelerinden birinde Mercedes’ine bindi ve araca saklanan patlayıcı bir cihazla yaralandı. Ölmedi. Hamas’ın kıdemli üyelerinden biri olduğu düşünülen abisi de Lübnan’da yaşıyor. İkisinin de hayatta olduğu göz önüne alınırsa mesajı aldıklarını düşünebiliriz.

Bu listeye Ocak 2010’da Dubai’de öldürülen Mahmud el-Mebhuh’u da dahil edebiliriz. Mebhuh (özellikle İran’dan) silah sağlanması ve Hamas’ın güçlendirilmesinden sorumluydu.  Mebhuh’un öldürülmesi güvenlik kameralarına yakalandı ve görüntüler Dubai polisi tarafından basına servis edildi. İsrail bu eylemin sorumluluğunu üstlenmedi. Fakat eylemi gerçekten Mossad yaptıysa suikast timinin ifşa edilmesi muhakkak büyük bir hata olarak görülmüş olmalı, bir diğer açıdan normalde çok parlak bir geçmişi olan Dagan için de bir leke. Zira operasyondan hemen önce görevi bırakmıştı.

Bütün noktaları birleştirdiğimizde çok net bir resim ortaya çıkıyor. İsrail yakınındaki düşmanlarının kapasiteleri gelişmelerini önlüyor ve burada İran, Hizbullah, Suriye ve Hamas başı çekiyor. Bu iş için de kara, deniz ve hava imkanlarını kullanıyor. İsrail hava kuvvetleri silah konvoyları, teslimat noktaları, roket ve füze üretim tesisleri ve depolarına yoğun bombardıman yaparken Mossad da bu sistemlerden sorumlu kişileri öldürüyor.

Bu saldırılar yıllardır devam ederken İsrail bu saldırılardan hiçbirine dair sorumluluk üstlenmedi. İsrail’in İran nükleer programına karşı yürüttüğü mücadelenin zirvesinde çok sayıda İranlı nükleer bilimcinin suikasta uğraması yer alıyor. Bu suikastlardan bazıları İran’da gerçekleştirildi ve hepsi de İsrail’e mal edildi. Şu sıralar İsrail’in sadece hava saldırıları değil Mossad’ın saldırılarıyla ilgili olarak da oldukça kendine güvendiği görülüyor.  Bunun sebebi de Netanyahu’nun kendine olan güveninin artması ya da -teşvik olmasa da- üst düzey ABD yönetiminden, Trump’ın emrinde çalışan yetkililer ve yardımcısı John Bolton’dan aldığı destek olabilir. Böyle bir destek Obama yönetimi döneminde yoktu.

Yazının İngilizce versiyonuna şu linkten ulaşabilirsiniz:

https://www.al-monitor.com/pulse/originals/2018/08/israel-mossad-syria-engineer-killing-missiles-hamas-iran.html#ixzz5NXL5EkSK

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s